Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ebola salgınıyla ilgili alarm vererek uluslararası acil durum ilan etti. 18 Mayıs 2026 tarihinde yapılan açıklamalara göre, şu ana kadar 300’den fazla şüpheli vaka kaydedildi ve bu vakalardan en az 88’inin fatal sonuçlandığı doğrulandı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, söz konusu durumun küresel sağlık için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ancak henüz Covid-19 benzeri bir pandemi seviyesine ulaşmadığını ifade etti. Tedros, ülkeleri sınırlarını kapatmama konusunda uyararak, işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Ebola virüsü, kan, meni ve kusmuk gibi vücut sıvıları aracılığıyla son derece bulaşıcı bir şekilde yayılmaktadır. Nadir görülmesine rağmen yüksek ölüm oranlarıyla dikkat çeken Ebola, 2018-2020 yılları arasında meydana gelen önceki salgında 3.481 vaka kaydedilmiş ve 2.299 kişi hayatını kaybetmişti.
Salgının etkileri, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’ya kadar sıçradı. Burada, laboratuvar testleriyle doğrulanan bir Ebola vakası tespit edildi. Yetkililer, hastanın salgının merkez üssü olarak görülen doğudaki Ituri bölgesini ziyaret ettiğini bildirdi. Ayrıca, Ituri’ye komşu olan Kuzey Kivu eyaletinde de şüpheli vakaların bulunduğu belirtildi. Tedros, “Şu anda enfekte kişiler ve salgının coğrafi yayılımı hakkında ciddi belirsizlikler mevcut. Bilinen veya şüpheli vakalar arasındaki epidemiyolojik bağlantılar hâlâ tam olarak belirlenemedi,” şeklinde konuştu.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Genel Direktörü Jean Kaseya, 16 Mayıs’taki açıklamasında topluluk içinde hâlâ aktif vakaların bulunduğunu vurguladı. Bu durum, salgının kontrol altına alınmasını ve temaslı takibi çalışmalarını oldukça zorlaştırıyor. Bölgedeki madencilik faaliyetleri nedeniyle yoğun nüfus hareketliliğinin de salgının yayılmasına katkıda bulunduğu ifade edildi. Ayrıca, bölgede etkin olan silahlı grupların ve terör örgütlerinin varlığının sağlık ekiplerinin çalışmalarını güçleştirdiği kaydedildi. Kaseya, “Bu salgın Nisan ayında başladı ancak ilk vakanın kim olduğunu hâlâ bilmiyoruz. Bu da salgının gerçek boyutunu hala tam olarak bilemediğimiz anlamına geliyor,” dedi.
DSÖ, Ituri bölgesinde kümelenmiş ölümler görüldüğünü ve yapılan testlerde pozitiflik oranının oldukça yüksek olduğunu belirtti. Ayrıca, salgının Uganda’ya ve başkent Kampala’ya kadar yayıldığı kaydedildi. Tüm bu gelişmelerin, tespit edilen ve raporlanan vakalardan çok daha büyük bir salgının habercisi olduğunu ve yerel ile bölgesel düzeyde ciddi bir yayılma riski taşıdığını vurguladı.

