ABD ekonomisi, Batı Asya’daki çatışmaların neden olduğu enerji krizinin etkisiyle ve nisan ayında beklenenden yüksek çıkan üretici enflasyonu ile zorlu bir süreçten geçiyor. Kamu borçlanma maliyetlerinin 2007’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşması, Trump yönetiminin düşük faiz vaatlerine rağmen, Federal Rezerv’in yeni liderliği altında daha sıkı bir para politikası beklentilerini artırdı.
Artan enflasyon ve Batı Asya’daki savaş, enerji fiyatlarını yukarı çekerken, borçlanma maliyetlerini de yükseltti. ABD Hazine Bakanlığı, 2007’den beri ilk kez yüzde 5 faiz oranı ile 30 yıl vadeli tahvil ihraç etti. Gerçekleştirilen 25 milyar dolarlık tahvil ihalesinde, en yüksek getiri yüzde 5,046 seviyesine çıktı.
Nisan ayı itibarıyla ABD’deki üretici enflasyonu yıllık bazda yüzde 6’ya ulaştı ve bu, 2022’den bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu. Bu verilerin ardından, ABD tahvil getirilerinde yükseliş hız kazandı. Başkanlık koltuğuna geçen Donald Trump, seçim sürecinde faizleri düşürme sözü vermişti, ancak gelen ekonomik veriler beklentilerin aksine bir tablo ortaya koydu.
Columbia Threadneedle portföy yöneticisi Ed Al-Hussainy, “Borcu finanse etmek artık çok daha pahalı hale geliyor,” dedi. Tahvil ihracı, Batı Asya’daki çatışmalar nedeniyle yakıt fiyatlarının hızla arttığı bir dönemde gerçekleşti. Uzun vadeli tahviller için enflasyon, yatırımcılar açısından en önemli risk unsurlarından biri haline geldi ve savaşın başlamasından bu yana 30 yıllık tahvil getirilerinde yaklaşık 0,4 puanlık bir artış gerçekleşti.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’na göre, üretici fiyat endeksi mart ayında yüzde 4,3 iken nisan ayında yüzde 6’ya yükseldi. Savaş öncesi şubat ayında bu oran yüzde 3,4 seviyesindeydi. Deutsche Bank ekonomisti Brett Ryan, enerji fiyatlarındaki artışın ekonomide geniş çaplı etkilere yol açtığını belirterek, “Satın aldığınız her şey bir noktada kamyonla taşınıyor ve bu kamyonların çoğu dizel yakıt kullanıyor. Dolayısıyla enerjinin ekonomi üzerindeki yaygın etkisini görüyoruz,” ifadelerini kullandı. Ryan, ayrıca ABD’li tüketicilerin önümüzdeki yaz için pek de keyifli bir zaman geçiremeyeceğini söyledi.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel petrol sevkiyatındaki aksamaları artırarak enerji fiyatlarını yükseltti. ABD’de benzin fiyatları galon başına 4,51 dolara, dizel fiyatları ise 5,66 dolara çıkarak rekor seviyelere ulaştı.
56 yaşındaki finans uzmanı Kevin Warsh’ın ABD Merkez Bankası’nın başına geçmesine kısa bir süre kala açıklanan veriler, para politikası açısından zorlu bir durumu gösterdi. Boston Fed Başkanı Susan Collins, enflasyon baskısının devam etmesi halinde faiz artışının gündeme gelebileceğini vurguladı. Collins, “Enerji şoku, hem reel faaliyet hem de enflasyona dair görünümümü olumsuz etkiledi. Ayrıca bu durum, reel faaliyete yönelik riskleri biraz daha aşağı, enflasyona yönelik riskleri ise yukarı yönlü hale getirdi,” dedi.
Açıklanan verilerin ardından piyasalar, Nisan 2027’ye kadar faiz artırma olasılığını yüzde 80 olarak fiyatlamaya başladı; bu oran hafta başında yüzde 56 seviyesindeydi. Ekonomistler, savaş kaynaklı enerji şokunun fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırmaya devam edeceğini belirtiyor. Nisan ayında yük taşıma fiyatları yüzde 8,1 artarken, çekirdek üretici enflasyonu mart ayındaki yüzde 3,7 seviyesinden yüzde 4,4’e yükseldi. Heritage Foundation ekonomisti EJ Antoni, enerji fiyatlarındaki artışın etkilerini vurguladı.