Yüksek yargı, işten çıkarıldığı gün arabulucuya yönlendirilen bir çalışanın açtığı davada önemli bir karara imza attı. Yargıtay, işçinin haklarını gasp eden tutanakların, kayıt altına alındığı gün yaşanan baskı altında ve düşünme süresi tanınmadan imzalandığı için hukuken geçersiz olduğuna hükmetti. Türkiye gazetesi yazarlarından İsa Karakaş, bu kararı köşesinde ele alarak patronların arabuluculuk sistemini bir hak gasp aracı haline getirme çabalarına karşı net bir sınır çizildiğini belirtti.
Hızlandırılmış arabuluculuk sistemi, işçi ile işveren arasındaki ihtilafların daha kısa sürede ve karşılıklı irade ile çözülmesi amacıyla oluşturulmuştu. Ancak, mevcut ekonomik koşullar altında bazı işverenler bu süreci, çalışanlar üzerinde baskı kurmak ve haklarını budamak için kullanmaya başladı. “Jet arabuluculuk” olarak bilinen ve işten çıkarılan çalışana hemen imzalatılan tutanaklar Yargıtay tarafından geçersiz sayıldı. Yüksek mahkeme, bu yaklaşımın yalnızca ileride dava açılmasını engellemek için bir hile olarak kullanılamayacağını tescilledi.
Dava, 6 yıldır bir fabrikada çalışan bir işçinin, sağlık sorunları gerekçesiyle işten çıkarılmasıyla başladı. İşçi, ağır anksiyete ve depresyon nedeniyle tedavi görmekteydi ve durumunu tam olarak kavrayamayacak haldeydi. Şirket yetkilileri, bu durumu fırsat bilerek iş sözleşmesini feshettikleri gün işçiyi arabulucuya götürdü. Çalışana, tüm haklarının eksiksiz ödeneceği vaadiyle hazırlanan belgeleri hızlıca imzalattılar.
İşçinin, altı yıllık emek ve alın terinin karşılığı olarak alması gereken tazminat, aylık maaşının çok altında, yalnızca 156.058,70 TL olarak belirlendi. Aynı fabrikada sadece 3 yıllık deneyime sahip bir başka işçiye ise 162.000 TL ödendiği tespit edildi. İşçi, yaşadığı adaletsizliği fark ettikten sonra hukuki süreç başlattı. Mahkeme, “gabin” olarak adlandırılan durumu, yani asimetrik faydalanma durumunu gündeme getirdi.
İş Mahkemesi, işçiden yana bir karar alarak, dayatmayla imzalanan arabuluculuk tutanaklarının geçersiz olduğuna hükmetti. Mahkeme, kararında şu tespitleri yaptı:
1. Düşünme Süresi Tanınmadı: İşçinin işten çıkarıldığı gün arabuluculuk masasına oturtulması, düşünmesini sağlayacak yeterli zaman verilmediğini gösteriyor.
2. Talep İşçiden Gelmedi: Arabuluculuk sürecinin işçinin kendi talebiyle başladığını gösteren hiçbir belge yok.
3. Makul Yararı İhlal Edildi: İş akdinin karşılıklı anlaşma ile sonlandırılması durumunda işçiye ek bir fayda sağlanması gerekmesine rağmen, diğer bir çalışana daha yüksek ödeme yapılması, davacının iradesinin ihlal edildiğini gösteriyor.
Bu karar, işçi haklarının korunmasında önemli bir adım olarak kaydedildi ve patronlara yönelik hukuksal bir uyarı niteliği taşıyor.

